Birileri grubundan Jan Soykök ile Röportaj

Grubun vokalisti Jan ile tanıştığımda 16 yaşındaydım.  Bir kaç arkadaşımla rock star olma gibi bir hayalimiz vardı ve grubumuza vokalist arıyorduk. Jan, garajdaki kısa sohbetimizden sonra, bizimle bir prova yapmayı kabul etmişti. Biz henüz şarkıların ritmini tutturamıyorduk, o onları bizim iğrenç çalışımıza rağmen çok iyi söylüyordu ve aynı zamanda ellerini çırparak bize ritim konusunda yardımcı oluyordu. Jan’ı Masiva ile ilk teklilerini yayınlayışlarından başlayarak, “biz bu çocukla çaldık” diye arkadaşlarımıza hava atarak, gururla takip ettik. Masiva’dan Birileri’ne kadar olan inanılmaz evrimleşmelerini yakından takip edebildiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Bu röportajda Jan ile Birileri’ni nelerin beklediğini ve yıllar süresince edindiği izlenim ve tecrübeleri konuştuk.

 

Şarkıların yazılma sürecini biraz anlatabilir misiniz? Stüdyo ve provalarda şarkılar nasıl oluşuyor? Genellikle bir iş dağılımı oluyor mu ?

 

Şarkıların söz ve müziğini ben yazıyorum. Düzenlemelerini birlikte yapıyoruz. Herkes kendinden bir şeyler katıyor ve parçalar son şeklini alıyor. En azından şu ana kadar hep böyle oldu, yarını bilemeyiz.

 

 

Başlangıç aşamasında ne gibi zorluklar yaşadınız? Yeni başlayan veya başlamayı düşünen grup ve müzisyenler neleri öngörmeli? Bir tavsiyeniz var mı?

 

Yaşadığımız zorluklar bitmiş sayılmaz, akıl sağlıklarını yitirmeyi şimdiden göze alsınlar 🙂 BİRİLERİ projesinin alt yapısı sağlamdı, o yüzden biz o süreçte bazı şeyleri aşmıştık ama bu işlere ilk başlandığında öncelikle düzenli grup elemanı bulmak zor olabiliyor. İyi arkadaş olabildikleri kimselerle müzik yapsınlar, bu önemli. Beklenti kısmına gelince, bir müzisyen ya da müzisyen adayının mutlak suretle hayalleri olmalı ama bu onda sürekli bir beklenti de yaratmamalı. Mesele gerçekten “müzik”se eğer; çevrelerinde olup bitene çok da takılmadan, onlarda heyecan yaratan yol hangisi ise onu takip etsinler.

 

 

Türkiye’deki alternatif müzik çevresi ve genel olarak müzik sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce şirket ve yapımcıların duymak istediği belirli şeyler var mı? Türkiye sizce bu bağlamda ne kadar açık görüşlü, yeni şeylere hazır? Sizin görmek istediğiniz değişimler var mı?

 

Türkiye’de son yıllarda farklı tarzlarda birçok yeni müzik grubu çıktı ortaya, çıkmaya da devam ediyor; gruplar evriliyor, tarzlar birbirinden besleniyor, birbirine karışıyor. Bunlar tabii ki umut verici, tüm bu grupların arasından çok ilgi gören bir kısmı büyük plak şirketlerini de heyecanlandırdığından, onlar da bir şekilde dahil oluyorlar mevzuya. E tabii olacaklar, müzik tarihi boyunca hep böyle olmuştur bu. Bunda şaşırtıcı bir şey görmüyorum. Onun dışında ana akımın istediği ve onyıllardır izlediği bir yol, bir standart var tabii ama o da bizi ilgilendirmiyor. Türkiye’nin hep “bir kısmı” yeni şeylere hazırmış gibi geliyor bana, hem alternatif bir iş yapıp hem de o “bir kısım”ı da kapsayacak şekilde geniş kitleleri yakalayabilmek oldukça nadir gerçekleşebilen bir şey. Dinleyici kitlesi biraz daha kulağını eğitse, yenilikleri benimseme eğiliminde olsa fena olmazdı sanırım ama çok da önemli değil.

 

Müziğinizde tamamen istediğiniz yönde ilerleyebiliyor musunuz?  Yoksa dinleyici kitlesini de göz önüne alıp, belirli kısıtlamalar veya değişikler yaptığınız oluyor mu?

 

Şu ana kadar üretim süreçlerimizde işin “dinleyicinin beğenisi” tarafını hiç düşünmedik, düşüneceğimizi de sanmam. Önemli olan yaptığımız işin bizim içimize sinmesi, bizi tatmin etmesi.

 

 

Yaşadığınız şeyler arasında size ‘evet, işte şimdi bir yere vardık’ dedirten bir an oldu mu?Kendinize koyduğunuz belirli hedefler var mıydı? Şu anki hedefleriniz neler?

 

Öyle; “işte şimdi şu noktadayız” diyebileceğim spesifik bir yere vardığımızı falan düşünmüyorum açıkçası. Yoldayız işte, bakalım gidiyoruz bi’ yerlere. Öncelikli hedefimiz ikinci albümü çıkarmak.

 

 

Biraz yeni albümden bahsedebilir misiniz? Bir ileri’ye göre soundunuz ve tarzınız hangi değişimlere uğradı? Bu albümde yakalamak istediğiniz şeyler var mı? Sizce nasıl karşılanacak?

 

Çok radikal bir değişim olmamakla birlikte ben ikinci albümün ilkine oranla daha alternatif bir izlekte ilerlediğini söyleyebilirim rahatlıkla. Sound’dan ziyade çalım / aranje biçimi ve şarkı temalarında daha belirgin bir değişiklik söz konusu bu albümde. İlk albümde daha direkt ve ilişki odaklı temalar yoğunluktaydı, bundaysa içe dönük ve yer yer daha soyut konular hakim. Bu albümün ilkinden bir önemli farklılığı da davulda Çağdaş’ın olması, çalımının bizi fazlasıyla mutlu edişinin yanında kendisiyle gruba dahil olduğundan beri çok da iyi anlaşmaktayız ve bunun da albüme güzel yansıyacağını düşünüyorum. Bu albümden bazı parçalara klip de çekeceğiz ilkinden farklı olarak, iyi karşılanacağını umuyoruz.

 

Çalışma sürecinizden biraz bahsedebilir misiniz? Ne kadar sıklıkla prova alıyorsunuz? Şarkıları beraber provada mı oluşturuyorsunuz yoksa ilk yazım sürecinde bireysel mi ilerliyorsunuz?

 

Albümün hazırlık döneminde haftada 3-4 prova alıyorduk, diğer zamanlardaysa genellikle haftada 1 provayla yetiniyoruz ortalama.

 

Hangi şarkılar ilk oluştu? Bu albümde önceki çalışmalarınızdan da şarkılar var mı?

 

Şu an sahnede çaldıklarımız arasında XXI, Halledebilirdik ve Genç ve Umutsuz var aklıma ilk gelen, onun haricinde ikinci albümden Hangi Rüzgârlar ve Küçük Oda eski parçalar.

 

 

Yıllar içerisinde müziğiniz nasıl gelişti diye sormayacağım, bu zaten müziğinizden belli ama kafa, bakış açısı olarak neler değişti? Bir olgunlaşma süreci yaşadığınızı düşünüyor musunuz?

Galiba ilk zamanlar biraz daha yüzeysel bakıyorduk bazı şeylere. Zaman geçtikçe edindiğin tecrübeler, değişen ve genişleyen müzik zevkin, çevrende gördüğün işler, bir şarkının belirli bir bölümünde geçen söze göre kullanılan enstrümanın soundunun belirlenmesinden tut da çekeceğin klibin geneline hakim olan renk skalasının seçimine kadar her şeyin bir bütün olduğunu gösteriyor. Sanırım bu tip konularda daha bir bilinçlenmeye başladık son zamanlarda.

Konser vermekten en çok hoşlandığınız mekanlar nereler? Özellikle çalmak istediğiniz bir yer var mı?

 

IF Beşiktaş, Dorock XL, Hayal Kahvesi Beyoğlu sevdiğimiz mekanlar arasında. Zorlu PSM ve Küçükçiftlik Park da çalmayı istediğimiz yerlerden ilk aklıma gelenler, inanıyoruz ki bu yıl (2018) oralarda da sahne alma şansımız olacaktır. Bunların haricinde yine bu yıl olabildiğince çok festivalde yer almak ve hatta yurt dışında konserler vermek gibi ateşli arzularımız var.

 

Röportaj: Can Demirok

Paylaş
GodBud Artık Spotify’da!

GodBud Artık Spotify’da!

İstanbullu Stoner/Doom üçlüsü GodBud’ı artık Spotify’dan dinleyebilirsiniz!

Grapes In The Mouth’dan Yeni Şarkı ve Klip!

Grapes In The Mouth’dan Yeni Şarkı ve Klip!

Türkiye’nin başarılı Metalcore gruplarından biri olan Grapes In The Mouth yeni bir şarkı yayımladı ve bunu da güzel bir kliple paylaştı!

Burgazada Music Festival ile Ağustosa Merhaba!

Burgazada Music Festival ile Ağustosa Merhaba!

3 Ağustos’ta Burgazada Music Festival, Cennet Bahçesi Burgazada’da sizi bekliyor!

Granul’ün İlk Ep’si Yayımlandı!

Granul’ün İlk Ep’si Yayımlandı!

Granul, ilk EP’si ”Verbose”u yayımladı!

Al’York’dan Yeni Single!

Al’York’dan Yeni Single!

Al’York’dan yeni single geldi!

Gaddar ve Cosmic Bir Konser!

Gaddar ve Cosmic Bir Konser!

19 Temmuz 2019’da yani bu Cuma, Karga Kadıköy’de Gaddar ve Cosmic Wings konseri var!