Gothic Stimulants / Stimuli

”I’m a drug addict Cath.’

‘What kind?’

‘Stimulants. Central nervous system stimulants. Extremly powerful central nervous system stimulants.”  

-Neuromancer

Thomas De Quincey’i alın ve günümüz İstanbul’una bırakın. Eline okuma materyali olarak Libidinal Ekonomi (Lyotard) ve John Fante’den derlemeler verin. Ardından Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları”nı yazmak yerine, William Gibson’ın senaryosunu yazacağı bir Videodrome yeniden-çekimine müzik bestelemesini isteyin. 

ElZ and The Cult’ın eserlerini betimlemek için başka bir yol olduğunu sanmıyorum. Müziklerinin ilgi çekici olmasının sebebi (tabii birden fazla olsa da kanımca en temelde), şarkıların 90’lar ile inanılmaz bir yakınlık içerisinde olmasına rağmen zamansallaştırmaya karşı sahip olduğu akışkan bir ”excess”ten kaynaklı. Bu ekstra elementin ELZ and The Cult karşımıza bir quasi-diyalektik olarak çıktığını görmek çok zor değil. Geçen sene çıkan albümleri Polychephaly’deki şarkılara bakıldığında şarkıların estetik yapısı ve sözler arasında enteresan bir dikotomi görülmekte.

Örneğin ”All In My Head” in sözleri dikkatli bir şekilde incelendiğinde sözlerin Lacanyen a’ (objet petit a) hakkında olduğu oldukça açık olacaktır, ancak şarkının sonik estetiği hiç de Lacanyen olmayan bir Gotik Materyalizme (k-punk) referans alır. Benzer bir durum albümü açan ”Dreamwaves” ve albümdeki diğer enstrümental şarkı ”Confidential” arasındaki kontrastta da ortaya çıkar. Dreamwaves‘de, Boyz Noize’un Cathryns’s Peak şarkısını anımsatan bir ”Macabre McLuhan” atmosferi oluşurken, Confidential (45 saniyelik bir interlude) dinleyiciye ters köşe yapar.

Ilk 20 saniye, hem şarkısının kendisinin hem albümün geri kalanının gelecek estetiğinin Dreamwaves‘e benzer olacağına dair bir algı yaratır, ancak ”I Did This To Myself” e bağlanacak notalar girdiğinde bir anda I(A)‘nin (Lacanyen ego-ideali) perspektifinin sonik günlüğünü okuyacağımızı fark ederiz. Bu quasi-diyalektik ELZ and The Cult’ın en büyük esin kaynaklarından biri olan The Prodigy’de görülebilir. Nitekim, uzaktan bakıldığında McLuhan & Querzola’nın ”Electronic Narcosis” förmülü üzerine yapılmış bir şarkı gibi gözükebilecek ”Nightmares in Their Brightest Colors”da, The Prodigy’ye bir gönderme vardır.

ELZ and The Cult’ın bu haritaları kat edebilen bir proje olması fazlasıyla takdire edilesi olsa da, ben grubun tam potensiyelinin bu diyalektiğin aşılması ile sağlanacağı kanaatindeyim. K-Punk’ın deyimiyle ”gotiğin insansılığı” öldürülmeli. Confidential yolundan değil Dreamwaves yolundan gidilmeli. Transilvanya değil Aokigahara Ormanı gotiğin referansı olmalı. Maksimum Xenogenesis. İşte o zaman (kanımca) ELZ and The Cult müziklerine içkin olan ”Mona Lisa Overdrive” pratiğini su üstüne çıkaracak.

Ve bu yolda gidileceğine dair yankılar duyulmuyor da değil. Son günlerde remaster edilen (Ominous) bu hareketlenmenin en iyi kanıtı. Ominous‘ta, Johnny Jewel & Gary Numan’ın kanı var. ELZ and The Cult bizi aralarına kabul etmek için bardaktan içmemizi bekliyor. Reddedecek halimiz yok…

Yazar-Ege Çoban

Paylaş
Hintler BADMASH Diyor

Hintler BADMASH Diyor

“Badmash, Türkiye’nin yeraltı kültürünü ve yeraltı müziğini ilerletmeye adanmış bir plak şirketidir.”

İki Meme Ucundan Daha İyi Ne Olabilir?

İki Meme Ucundan Daha İyi Ne Olabilir?

Üç meme ucu. Üç meme ucu iki meme ucundan iyi olabilir…

Şiir Anayasaya Aykırıdır ya da #FreeEzhel

Şiir Anayasaya Aykırıdır ya da #FreeEzhel

“Bugün şiir çağdaş şairlerde yeni alanlar, yeni açılar yaratırken, belirli bir yönde gelişiyor: Baş kaldırma yönünde…

Classic Review: Atrium Carceri & Cities Last Broadcast – Black Corner Den

Classic Review: Atrium Carceri & Cities Last Broadcast – Black Corner Den

Aklımızın ”karanlık köşelerini” en iyi tanıyan iki büyük ustanın yine bir ”karanlık köşede” buluşmuş oldukları, (2017 tarihli) projeleri -Black Corner Den- anısına…

Arka Sokaklar Gibi Bitmeyen Bir Yalnızlığı Var : Tükle

Arka Sokaklar Gibi Bitmeyen Bir Yalnızlığı Var : Tükle

Egemen benim yakın arkadaşımdır ama bundan da önemlisi yükselmekte olan yetenekli bir sanatçıdır…