Hintler BADMASH Diyor

“Badmash, Türkiye’nin yeraltı kültürünü ve yeraltı müziğini ilerletmeye adanmış bir plak şirketidir.” Badmash kendini böyle tanıtıyor. Peki bu cümle dışında onlar hakkında gerçekten ne biliyoruz? Hatta bir şey biliyor muyuz? Kafalarından neler geçiyor? Maglibertine olarak Badmash’i tanımak istediğimizi düşündük ve onları darlamamız gerektiğine karar verdik.

Badmash plak şirketi olarak etiketlenmeden önce müzik kolektifi olarak geçiyordu. Bir çoğunuz onları hala müzik kolektifi olarak biliyor olabilirsiniz ama onlar artık bir plak şirketi. Badmash oluşmadan önce Radyo BZK varmış. Badmash’in bazı kurucu üyeleri ve onların başka arkadaşları tarafından oluşturulmuş. Etkinlikler yapıp, her gün tracklist hazırlayıp onları internetten paylaşmak istiyorlarmış ancak pek tutmamış, “sansasyon” yaratmamış. Sonra da içlerinde anlaşmazlık çıkmış, dağılmışlar. Radyo BZK zamanı Hoplite, Fosil ile tanışıyor. Hoplite, Radyo BZK zamanı var olan bir fikrinden bahsediyor Fosil’e. Toplama albüm yapma fikri. Toplama albüm yapma planlarını başka bir kolektif adı altında yapmayı öneriyor ve böylece beraber Badmash’i kurmuş oluyorlar.

Peki kim bu Badmash’i kuran elemanlar? Kurucu üyeler: Berhan (Fosil), Ege (Hoplite) ve Barkın (Barkın). Badmash’in bünyesindeki müzik yapmayan tek kişi Barkın. Barkın’ın görevi etkinlik organizasyonları ve iletişim kısımlarında gruba destek olmak. “Management” kısmı diyebiliriz. Barkın Badmash’deki görevini şöyle açıklıyor: “Sanatçı her zaman yaptığı müziğe, ürettiği esere duygusal olarak yaklaşıyor. Duygusal olarak yaklaştığından dolayı, ticari kısmına, pr’ına, paketlenmesi gibi konulara kafa yoramıyor . Tarafsız bir şekilde yaklaşamıyor. Bu yüzden dışarıdan, sektörü takip eden bir gözün ha tamam şu şuraya gidiyor vs demesine ihtiyaç duyulabiliyor. Ben içeri üretime karışmıyorum ama yeri geldiğinde şu proje iyi olabilir şu fikir güzel gibi destek atıyorum”. Ekip büyüdükçe İbo (Modern Noise Machine) ve Eylül (Redrice) dahil oluyor ve böylece yönetim kadrosu oluşmuş oluyor.

Hepsi ayrı ayrı zamanlarda tanışmışlar ama tanışmamaları imkansıza yakınmış çünkü sonuçta ortam aynı ortam. Ege, Barkın’ın çok eski arkadaşı, lise zamanlarından kalma. Berhan önce Ege ile tanışıyor Radyo BZK zamanı sonra Ege vasıtasıyla Barkın ile tanışıyor. İbo ile tanışmaları ortak bir arkadaş sayesindeymiş. İbo bundan önce de Radyo BZK’ye bir parçasını atmış. Arkadaşı böyle bir oluşum var diye bahsetmiş. İbo da gaza gelip parçasını atmış. Abi hadi siz de parça atın, ben de çalayım, siz de çalın demiş ve bir araya gelmişler. Eylül’ün kendi prodüksiyonlarını yapmaya başladığı bir dönemde Badmash fikri ortaya çıkmış ve zaten çoğuyla da arkadaşmış. Eylül’ün Badmash’e katılışı biraz kendiliğinden gelişmiş yani. Ama ismi ilk olarak Berhan’la yaptığı Simulation parçasıyla Badmash’de yer almış.

Badmash’in kurulma sebebi, bilinmeyen insanları İstanbul’da, Eskişehir’de, İzmir’de, Ankara’da (yani büyükşehirlerde) ön plana çıkartmak istemeleri. O insanların yaptığı şarkıları duyduklarında bu şarkıların duyulmasını istemişler. Amaçları bünyelerine aldıkları sanatçılara mümkün olduğunca görünürlük kazandırmak. Kendi oluşturdukları ağın içinde insanlarla tanıştırmak, çevrelerini genişletmek. Bünyeleri etkinlik yaptıkça, yeni insanlarla tanıştıkça büyümeye başlamış. Şehir dışından insanlar da bünyelerine katılmaya başlamış (Eskişehir’den Farabi ile görüşülmüş vs). Diğer insanlarla da sosyal ağ üzerinden tanışmışlar ve Soundcloud üzerinden araştırıp beğendiklerini bünyelerine katmak istemişler. Şu anda yaklaşık 16 kişilik bir kadroları var. Karga’daki en son yaptıkları konserden sonra ilk plak baskılarını ve 16 Mart’ta ilk plak satışlarını yapmışlar. Hep bir adım ileri atmaya çalışıyorlar yani, çabalamayı kesmiyorlar.

Badmash’e demonuzu atabiliyorsunuz. Eğer beğenirlerse ve Badmash tarzına uygun bulurlarsa Badmash’in altında yayınlıyorlar. Kendi içlerinde bir küratör ekipleri varmış, gelen demoları dinliyorlarmış. Kendi içlerinde tartışıyorlarmış. Ne eksisi ne artısı var, bunu değerlendiriyorlarmış. Sonra o insana gereken geribildirimi veriyorlarmış. Birilerini bünyelerine alırken sadece müziğe değil karaktere de bakıyorlarmış. Sonuçta Badmash’i temsil edecekler. Diğer kolektiflerden farklı olarak, tek bir müzik türü üzerinden yürümüyorlar. Bünyelerinde birçok müzik tarzı var. Ancak yine de müzik olarak bir aralıkları var. Bünyelerine alacakları kişi bu aralığın içinde mi, insanlarla ilişkisi nasıl, karakteri nasıl, sahne performansı nasıl bu gibi detaylar da önemli. Mesela Sound Ports’da Fosil ve Redrice beraber çalacaklarmış, Doğa’nın (3pillie) da onlarla çalmasını istemişler. Doğa da orada onlarla çalmış ve insanlar çok beğenmiş. Böyle bir tepki alınca bizden seninle bir şeyler çıkar demişler. 19 yaşında olmasına rağmen çok iyi bir müzisyen Doğa, müzisyen bir aileden geliyor. O şekilde bir müzik birikimi olduğundan dolayı (10 senedir piyano çalıyor) bir şey dinlettiğinde hemen alması gerektiğini alıyormuş (Fosil diyor) bu yüzden ilk defa onun yaptığı müzik gibi müzik paylaşmışlar. Doğa’yı lo-fi rap/hip-hop yapıyor olarak tanımlayabiliriz.

 

Underground müziği destekleyen mekanlar az. Bundan dolayı Badmash de kendine çok fazla mekan bulamıyor. Badmash’in bünyesinde daha çok bass, dubstep, drum and bass ve jungle gibi tarzlar bulunduğundan dolayı iyice underground kalıyorlar. Bu müzik türlerinin de birçok dinleyicisi var elbette ancak ne yazık ki kar ettiren bir kitle değil. Mekanlar da bunun farkında. Barkın mekanlar konusunda “Mekanlar eğlence endüstrisinin darlığından kaynaklı geceyi kar ederek kapatmak istiyorlar. Bu noktada da mekan sahipleri hiç bilinmeyen, içeriyi doldurmayacak sanatçılara  yer vermek istemiyor. O yüzden Badmash’in sahne alacak yer bulması zor. Çoğunlukla da o müzik dinleyicisi çok geniş olmadığından, mekan sahipleri popüler kültüre daha yakın müzikleri tercih ediyor. Bundan dolayı underground müzik yapanlar kendilerine yer bulamıyor.” diyor. Badmash etkinliklerini genel olarak Pixie, Karga, Mecra ve Peyote’de (eskiden) yapıyor. Birçok başka yer ile de konuşmuşlar ancak olmamış ne yazık ki. Mekanlar fazlasıyla para odaklı. Mesela bir keresinde bir yerde bir etkinlik yapmışlar, bütün etkinlik boyunca kimse mekanda içki içmiyor, kapıda şarap içiyorlar demişler. Sen bir 33 lük birayı 25 liraya satarsan bir shotı 20 liraya satarsan kimse içmez tabi. Hedef kitlen böyle değil. Para yok. “Böyle olunca insanlar bir ‘scene’ oluşturmak için destek vermiyor, birçok firma sponsor olmuyor böyle etkinliklere. Doğal olarak büyümek de çok zor. Sponsorsuz zaten çok çok zor.” diyor Barkın.

Maddi imkanınız olsaydı kendi güvenli alanınızı oluşturmak ister miydiniz diye sordum. Modern Noise Machine cevapladı. “Çok güzel olurdu. Aslında ben olaya biraz farklı bakıyorum. Kitleye ulaşmanın yolu etkinlik değil de bence parçanı, müziğini üst mecralara taşımak. Mesela bugün Badmash’in çıkardığı bir parça BBC Radio’da çalarsa o çok daha farklı bir etki yaratır. Bugün İstanbul’da çalabileceğin en iyi yer Zorlu mesela. Zorlu Studio’da çalmak ile parçanı globalde, internet ortamında üst sıralara taşımak kıyaslanamaz gibi geliyor bana.” Barkın, bence etkinlik yapmak ve sosyal mecrada görünürlük beraber paralel ilerliyor diyor. Modern Noise Machine devam ediyor, “Paralel ilerliyor ama bu işin tetikçisi internet. İnternette bir etki yaratırsan onun sonucu olarak iyi bir yerde çalıyorsun. İyi bir yerde çaldın diye internette üst seviyeye taşınmıyorsun, tam tersi üst seviyedesin diye iyi bir yerde çalıyorsun.” Fosil de son olarak ekliyor, “Artık her şey çok farklı ilerliyor. Eskilerdeki gibi biri seni dinleyip al bu benim kartım beni ara demiyor. Sen güzel bir klip çekip Youtube’a koyuyorsun. Görsel önemli. Birileri beğenirse seninle iletişime geçiyor. Her şey böyle internetten yürüdüğünden dolayı biz de öyle yürümeye karar verdik. Yani mekanların bu konuda tutumu garip. Mekanların tutumu para kazanmak olduğundan sanatçıya acı çektiriyor. İnsanların gidebilecek çok fazla etkinliği var arkadaşları neye gidiyorsa ona gidiyorlar bilinçli değiller. Underground’ın farkında değiller. Ekonomik durum çok el vermediğinden dolayı kolay kolay kimsenin yeni grup mekan keşfediyime ayıracak parası yok. Kimse kaliteli müziğe yatırım yapmak istemiyor insanlar geceyi kurtarmak istiyor. Underground müzik yapıp Underground’ın farkında olmayan insanı daha çok sikiyorlar. Sanat tüketmeye para ayırmak çok zor içki fiyatları çok yüksek mekan girişi sıkıntı damsız almıyoruz muhabbetleri. Underground scenedeki insanlar da birbirini sikiyor. Adam orada çalan için değil de ortam için geliyor. Bu dönemde deneyim satıyor, insanlar sadece müzik dinlemeye gelmiyor, aynı zamanda kültürü yaşayıp müzik dinleyip deneyim yaşamak yeni insanlarla tanışmak takılmak istiyorlar.”

www.selinunsel.com

Badmash kitlesi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Barkın: Sağdıklar. Müziğimizi mi enerjimizi mi ortamımızı mı seviyorlar bilmiyorum ama hiç boş geçen bir Badmash konseri görmedim.

Fosil: Ben insanlarla konuştum kendileri de gelip söylediler bizde bir aile ortamı olduğunu düşünüyorlar çünkü kimsede ego yok, ki olmamalı zaten.

www.selinunsel.com

Redrice’ın da mekanlar, para problemleri, üretim ve müzik hakkında diyecek bir şeyleri vardı. Birazcık içini döktü diyebiliriz. “Bir çoğumuz yeni üretimler yapmaya çalışıyoruz. (Burada tek kaygı yenilik olmuyor tabi, üretim aşaması çok dalgalı bir süreç. Camın üzerindeki bir leke de o an kaygı olabiliyor…) Benim açımdan bu çok zor. Hem dünyada yaşıyor olduğum yılda her gün binlerce albümün paylaşılıyor hem de çoğunun “yeni”, özgün soundlar “deniyor” olması buna sebep tabi. Bir de bunun üzerine yaptığın işi her yerde sergileyemiyorsun. Zaten kısıtlı sayıda olan sahne sayısı bir de senin filtrelerinden geçiyor ve çok az seçenek kalıyor. Bu seçenekler içinde de komik ücretler vs göz ardı edilebiliyor benim için. Bazen sadece eğlenmek, bazen de bana “hissettiren” müziği paylaşmak yeterli oluyor. Tabi işin gerçek dünya tarafıyla yavaş yavaş karşılaşmaya başladım. İşin içine su faturası aman çamaşır deterjanı girdi mi kaygılarını da ona göre şekillendirmeye başlamak, ona göre bir sonraki adımını planlamak gerekiyor. Üretimi buna karıştırmayıp bu ihtiyaçları başka şekilde giderme fikrine daha yakın hissediyorum ben, ama bakalım…”

www.selinunsel.com

Redrice demişken Badmash, underground müzik sektörü ve kadın sanatçılar konusuna geçiş yapalım. Sadece 3 tane kadın var bünyelerinde, çabalamışlar kadın sanatçıları katmak için ama olmamış. Çalan kadın çok fazla ama Badmash artık bir label olduğundan dolayı üreten, prodüksiyon yapan insanları almak istiyorlar ama bunu yapan da çok fazla kadın yok. Yani Badmash’in tarzına uygun çok fazla yok. Tabi ki almak isteriz ama pek yok bulamıyoruz diyorlar. Ayrıca biraz tanışıklıkla da ilerlediklerinden dolayı (en azından başta) Türkiye’de de kadınlar erkekler kadar gece ortamında ne yazık ki takılamadığından dolayı bunla da biraz alakalı. Barkın “Gece hayatında bir kadın olarak sokakta gezmek gerçekten ciddi bir problem onun dışında zaten her konuda yargı bombardımanına tutulduklarından dolayı ‘’müzik mi yapıyorsun napıyorsun ne biçim müzik çalıyorsun teşhir mi ediyorsun kendini’’ gibi şeylerle karşılaştıklarından dolayı gittikçe istemsiz pasifleşiyorlar.”diyor. Bunlar Badmash’in erkek kısmının dedikleri ancak Redrice ise bambaşka bir şey diyor: “Benim kendi seçiciliğimden ve çevremden mi kaynaklı bilemiyorum fakat müzik sektöründe kadınların azınlık olduğunu düşünmüyorum çok.  Badmash içerisinde az sayıda kadın var evet, bunun sebebi de Badmash’in daha yeni bir oluşum olması. Adı duyulmaya devam ettikçe bu oranda eşitlenecektir diye umut ediyorum. Çevremde kadın müzisyenler olduğu ve iletişimde de olduğum için eksikliğini de hissetmiyorum şu anda. Bir de benim çevremde gözlemlediğim; çevremdeki kadınlar erkeklere göre daha emin adım atmayı tercih ediyorlar üretimlerinde. Belki de bu sebeple azınlıkmış gibi gözüküyorlardır.”

Badmash’in kurucu üyesi Hoplite Almanya’da. O yüzden onunla sesli not sayesinde soru-cevap yapabildik. Almanya’ya eğitim amaçlı, üniversiteye gitmiş. İstanbul’da yaptığı müzikle bir alakası yok yani. Klasik bir soru olarak Almanya ve Türkiye’nin farkını sordum.

Hoplite: Sahneleri karşılaştırdığımda burada da Türkiye’de olduğu gibi techno sahneleri daha ön planda. Zaten Almanya’nın, özelikle Berlin’de techno scene’i çok biliniyor. Hamburg Berlin’e göre diğer tarzlara göre daha iyi diyebiliriz ama burada da techno sahnesi bizim underground olarak nitelendirebileceğimiz drum and bass, jungle, dubstep gibi genrelardan daha ön planda. Onun dışında Türkiye ile Almanya’nın tek farkı bence insan sayısı diye düşünüyorum. Türkiye’deki sahneler yurtdışı ile kıyaslandığında daha ufaklar. Bunun dışında Almanya ve Türkiye arasında çok da büyük bir fark olduğunu düşünmüyorum. Tek fark şu olabilir, Türkiye’ye yurtdışından biraz daha mainstream DJ’ler gelmeye başladı ama diğer genrelardan gelen pek yok. Buranın en büyük avantajı gerçekten her hafta sonu underground sahne yapan insan bulmak çok kolay. Bir fark da club kaliteleri. Avrupa’daki clublar gerçekten orada çaldırdıkları müziği ve o sahneyi yaşatmak için çaba sarf ediyorlar. Türkiye’deki clubların bu işi sadece para kazanmak için yaptığını düşünüyorum.

View this post on Instagram

Poster for BASSMENT 💥🔪

A post shared by IPEK YANARALTIN (@ipek.yanaraltin) on

Badmash’in adını Fosil bulmuş. Hem de Urban Dictionary’den. Hintler arasında “aykırı, sokaktan gelen” gibi anlamları varmış. İsimden dolayı bir keresinde Hint bir adam Badmash’e mesaj atmış. Köpeğinin adı Badmash’miş ve köpek dövüştürüyormuş. Adama cevap vermemişler. Badmash’in adı onlara çok uygun gibi. Siz ne düşünüyorsunuz?

www.selinunsel.com

Alara Çelik

Modern Noise Machine:

Hoplite:

Fosil:

Soundcloud:

Facebook: https://www.facebook.com/badmashcollective/

Instagram: https://www.instagram.com/badmashcollective/

Paylaş
Caz ve Fusion’ı Sevdiren Albüm: Nibiru

Caz ve Fusion’ı Sevdiren Albüm: Nibiru

Caz ve Fusion’ı Sevdiren Albüm: Nibiru Albüm İncelemesi

Akın Sevgör – Formation

Akın Sevgör – Formation

Akın Sevgör – Formation albüm incelemesi…

MYRATH – SHEHILI

MYRATH – SHEHILI

Myrath – Shehili albüm incelemesi…

MARK MORTON – ANESTHETIC

MARK MORTON – ANESTHETIC

MARK MORTON – ANESTHETIC: LOG gitaristinin yıldızlar kadrosuyla dolu solo albümü…

İki Meme Ucundan Daha İyi Ne Olabilir?

İki Meme Ucundan Daha İyi Ne Olabilir?

Üç meme ucu. Üç meme ucu iki meme ucundan iyi olabilir…

Şiir Anayasaya Aykırıdır ya da #FreeEzhel

Şiir Anayasaya Aykırıdır ya da #FreeEzhel

“Bugün şiir çağdaş şairlerde yeni alanlar, yeni açılar yaratırken, belirli bir yönde gelişiyor: Baş kaldırma yönünde…