Kadıköy’deki İlk Aşkım Zürich Pub

Pek çok Kadıköylü Zürich Pub’ı bilir. Evet, farkındayım, neredeyse Kadıköy’deki her pub için Kadıköylü bilir reklamı yapılıyor. Benimki reklam amaçlı değil. Hemen açıklıyorum neden Kadıköylü bilir dediğimi: Zürich Pub’ın ilgi çekici bir dış görünüşü veya cool DJ’leri yok. Instagramlık bir yer değil yani. Zürich Pub ile hava atamazsınız.  Kadıköy’e “turist” olarak gelen biri Zürich Pub’ı gördüğünde “Hıım burası ilginçmiş, buraya gireyim.” demez. Zürich Pub Kadıköylü bir arkadaş tarafından öğrenilen bir yerdir. Birisi götürmüştür sizi oraya. Şimdi diyeceksiniz bana “Yahu sen Zürich Pub’ı övüyor musun yoksa ona sövüyor musun?” Valla övüyorum, gerçekten övüyorum.

Zürich Pub’a ilk defa 2014 başlarında gittim. Kadıköylü bir arkadaşım götürmüştü. Öğrenciydik (hala öğrenciyiz) paramız azdı doğal olarak. 1-2 bira içmek istiyorduk, hava soğuktu sıcak bir yer gerekiyordu ve tabii ki ucuz olmalıydı. Ayrıca; aşağı yukarı 10 kişilik bir grup olacaktık, geniş bir alan lazımdı. Hepimizin öğrenci olduğu unutulmamalı. Bu çok ses çıkaracağız demekti. Bizi kovmayacaklarından emin olmalıydık. Zürich 3 kata yayılmış hali ile, bizim için mükemmel bir yerdi. Giriş katını küçük küçük masalar ve bar dolduruyor. Alt katta sadece tuvalet var (tuvaletlerin her zaman temiz olduğunu eklemeliyim, en azından bana hep öyle denk geldi ve gerçekten çok fazla gittim). Üst kat ise bizim ana mekanımızdı. Üst katta 4 masa olmasına rağmen asıl olay odanın köşesiydi. Zaten masalar çok nadir kullanılırdı. Çoğunlukla boş olurdu bu kat. Sözünü ettiğim o köşenin bir koltuğu vardı, yumuşak yastıklı. Booth gibiydi ama değildi. Duvarla beraber dönerdi, köşeydi işte yani. O oturma yeri 5 kişi alırdı. İki tane masa birleşik olurdu önünde. Masanın boş kalan yerlerine de tahta sandalyelerden konulurdu, böylece; 10 kişi rahatça sığardı. Aşağısı çok gürültülü olurdu. Genellikle işten çıkıp gelmiş yetişkinler olurdu. Yaş ortalamasını biz düşürürdük. Çalışanlar da bizi tanıyordu artık zaten. Kapıdan içeri girer girmez merdivenlerden yukarı çıkmamızı garipsemiyorlardı. Muhtemelen öyle yaptığımızda rahatlıyorlardı. Çünkü hem aşağıda bizi sığdıracak yerleri yoktu hem de yetişkinler sesimizden aşırı rahatsız olurlardı. Yukarısı bize ait bir oda gibiydi. Kendimizi evimizde gibi hissediyorduk. Yorgunsak orada uyuyabiliyorduk bile. Gerçekten üst kata gelen giden yoktu, arada sırada bizi yoklamaya gelen garson dışında. Zürich Pub’ın boş olduğu düşünülmesin, aşağıda genelde yer bulunmaz. Tıklım tıklım doludur ama yine de servis çok hızlıdır.

Zürich Pub’ın en güzel kısmı tabii ki de ücretlendirmesiydi. 50’lik fıçı bira 10 liraydı ve bu yıllarca değişmedi, hep aynı kaldı. Son 4 yıldır Kadıköy’e uğramamış olanlar, ne var yani bunda diyebilir ama üzücü gerçek Kadıköy’ün artık çok pahalı bir yer olduğu. 50’lik fıçıyı 12 liradan aşağı bulmak zordu, hele Zürich Pub’ın kalitesinde olan bir yerde. O aradaki 2 lira bizim için farkediyordu. Kokteylleri de lezzetliydi ama bira kadar ucuz olmadığından pek içmezdik. Yine de kokteyller de Kadıköy’ün genel ortalamasına göre ucuzdu. Zürich’e özel kokteyller, özellikle güzeldi. Zürich Pub’da yemek servisi de vardır. Yemekler lezzetlidir ve ortalamadan ucuzdur. Bira tabağını özellikle tavsiye ederim.

Zürich Pub’ın her şeyi çok güzel değildi elbette. Maç yayını da yapardı aynı zamanda. Eğer maçı izlemeyi düşünmüyorsanız maç yayını olan günlerde Zürich Pub’a gitmenizi önermem. Televizyonlardan maç yayını yapılıyor ve ne yazık ki üst katta da kocaman bir televizyon var. Maç izlemek için gelenler üst kata doluşuyor. Ortam bir anda kahvehaneye dönüyor ve aşırı gürültülü bir hal alıyor. Maç günleri orada bulunmamaya dikkat ettiğim için maç zamanı fiyatlarını bilmiyorum ama duyduğuma göre o günlerde fiyatlar yükseliyormuş.

Artık Zürich Pub’a pek gitmiyorum. Tayfa dağıldı, yeni mekanlar, yeni arkadaşlar edindim. Yine de önünden geçerken hala bir tebessümle geçerim. Orası bana gerçekten iyi davrandı, umarım Zürich Pub’da çalışanlar da benim için aynı şeyler hissetmişlerdir. Kalabalık bir grupla gidiyorsanız, maç yayını olmadığından emin olduğunuz bir vakit, mutlaka uğrayın derim. Öğlen 12’den itibaren gidebilirsiniz, kahvaltı da alabilirsiniz. Gece 02’ye kadar da açık. Kadıköy standartlarına göre erken kapatıyor ama dediğim gibi yaş ortalaması biraz yüksek. İnsanlar çalışıyor, insanlar yorgun. Ayrıca dans mekanı da olmadığından o kadar geç saate kadar açık olmasına gerek yok.  Bira içip sohbet etmek için çok iyi mekandır Zürich Pub, listenize ekleyin.

 

Yazar: Alara Çelik

Paylaş
Çaydanlık

Çaydanlık

Kartaca herderleri rüyalarında ”Levu” düzerler-imiş…

Bir Kaçış Yeri: Zincir Bar

Bir Kaçış Yeri: Zincir Bar

Zincir Bar Kadife Sokakta bulunan birazcık üvey evlat gibi kalmış bir rock-metal bardır…

Biracıları Buraya Toplayalım – Bira Fabrikası

Biracıları Buraya Toplayalım – Bira Fabrikası

Bira göbekli herkes toplandıysa Bira Fabrikası’nı anlatmaya başlayabilirim. Bu pub tam bir bira cenneti…

Haşin Metalcilik: Wizard Pub

Haşin Metalcilik: Wizard Pub

Hava sokakta içmek için çok soğuksa veya zengin bir günümüzdeysek benim gibi Kadıköylü metalcilerin içme mekanıdır Wizard Pub…

Kadıköy’ün Genç Mahalle Dedikoducularına: Railway Pub

Kadıköy’ün Genç Mahalle Dedikoducularına: Railway Pub

Railway Pub Rexx’in karşısında Kadife’ye karşıdan bakan bir bar. Bu da demek oluyor ki gelen geçen herkesi görebiliyorsunuz…

Bira Borsasını Sevin – Revolte Pub

Bira Borsasını Sevin – Revolte Pub

Revolte Pub’ı muhtemelen duymuşsunuzdur. Bunun sebebi Bira Borsası mantığı ile çalışması.  Saat 5’e kadar 9 tl, 6’ya kadar 10, 7’ye kadar 11…